1. YAZAR

  2. Barış Cem Özpolat

  3. SOSYAL BELEDİYECİLİĞE BİR BAKIŞ
Barış Cem Özpolat

Barış Cem Özpolat

Yazarın Tüm Yazıları >

SOSYAL BELEDİYECİLİĞE BİR BAKIŞ

A+A-

 

            Bu yazımda sizlere diğer yazılar gibi gerçeklerden haber vermek yerine, biraz felsefe yapmak istiyorum. Sosyal belediyecilik kavramını izninizle tartışmaya açıyorum.

            Herhangi bir yargıda mutabakata varabilmek için önce o konu içerisindeki kavramları net olarak belirlemek ve yerli yerine oturtmak gerekir. Buyrun tanımlar:

            Sosyal kelimesini günlük hayatlarımızda çok kullanmakla birlikte, bir sürü insanın “Sosyal ne demektir?” sorusuna tek kelimelik bir yanıt verebileceğini düşünmüyorum. Onun için cevabı ben vereyim: Sosyal toplumsal demektir.

            Peki belediye ne iş yapar? Eğer bizleri şu veya bu şekilde ilgilendiren her konuyla ilgili bir bakanlık varsa, belediyeler neden vardır? Belediyeler vardır, çünkü günlük hayatımızı ilgilendiren her sorunun çözümü için Ankara’ya (başkent olması hasebiyle) danışmak ve oradan gelecek yanıtları beklemek bizim için iktisadi olmazdı. Bununla birlikte Türkiye’nin bir ilçesine uygun olan bir yapılanma (ister imar, ister trafik altyapısı, ister atık su yönetimi olsun) bir başka ilçesine uymayabilir. Örneğin Şahinbey ilçesindeki trafik sorununu çözmek için atılması gereken adımlarla Şişli’dekini çözmek için gereken adımlar veya Tunceli Ovacık’ın trafiğini çözmek için gereken adımlar aynı olmayabilir. Bu noktada Ankara’dan herkese uyacak eşit bir reçete beklemek pek de doğru olmazdı. Dolayısıyla belediyelerin asıl görevi (hatta varlık sebebi) halkın yerel sorunlarına en doğru çözümleri, ilgili bölgedeki toplumun tamamına faydalı olacak şekilde uygulamaktır.

            Eğer belediyeler, sınırları içerisindeki halkın yerel sorunlarıyla uğraşmak için varlarsa, demek ki bütün belediyeler toplumla iç içedir, dolayısıyla tüm belediyeler sosyaldir. Peki madem tüm belediyeler sosyal, neden bazı belediyeler (belediye başkanları) sosyal belediyecilik kavramına dikkat çekmektedirler?

            İşte benim itirazım bu noktada başlıyor.

            Bizdeki sosyal belediyecilik kavramından kasıt “fakir fukaraya” yardım dağıtarak gönül kazanmaya çalışmak demektir. Bu söylediğim cümleyi lütfen iyi okuyun, çünkü bu eleştirimin muhatabı maalesef bütün partilerdir. Bir belediye başkanı hangi partiden olursa olsun, sanki görevi kentindeki (veya ilçesindeki) istihdamı artırmak ya da fakirliği azaltmakmış gibi davranmaktadır.

            Belediyelerin temel görevlerinden birkaçını sizin için sayayım: Şehirdeki tüm hanelere temiz bir içme suyu getirmek ve iyi bir atık su yönetimi uygulamak. Şehirde gerek köprü, alt geçit, kavşak gibi yapılar inşa ederek gerekse yeni trafik çözümleri uygulayarak şehirdeki trafiğin altyapısını düzenlemek. Adil ve doğru bir imar planı tasarlayıp buna bütün inşaatların eksiksizce riayet ettiğinden emin olmak. Belediye sınırları içerisinde yaşayan halk için park ve bahçe gibi açık alanlar inşa etmek ve bunların bakımını yapmak. Her canlı bir gün ölümü tadacaktır, bunun için vakti geldiğinde o canlıya cenaze ve mezarlık hizmetleri sunmak. Şehirde çöp yönetimini sağlayıp mümkünse her köşe başına çöplerle birlikte geri dönüşüm kutuları da koymak.

            Yukarıda okuduğunuz gibi belediyenin görevlerini saydık da saydık. Peki bunların içinde işsizlere iş bulma veya durumu olmayanlara yardım etme var mıdır? Hayır, yoktur. Çünkü enflasyon, pahalılık, işsizlik ve büyüme oranları gibi sorunlar makro ekonomik sorunlardır ve ancak para politikası araçları (faiz), mali politika araçları (vergiler), cari ödemeler dengesi, bütçe denkliği ve kambiyo ve kur rejimi gibi makro ekonomik araçlarla bu sorunlarla baş edilebilir. Taşere edilebilecek işler için belediyeye memur alarak işsizliği, kuru gıda veya kömür yardımlarıyla da fakirliği bitirmeye hiçbir belediyenin (yapıları gereği) gücü yetmez.

            Öyleyse belediyeler bu sosyal belediyecilik kavramında neden ısrar etmektedirler? Üzülerek söylüyorum ki, bence ya yukarıda yazdıklarımdan bihaberler ya da bile bile sırf oy beklentileri içerisinde oldukları topluma şirin görünmeye çalışmaktadırlar.

            Türkiye’de yasal olarak 2 çeşit kişilik vardır: Gerçek kişiler ve tüzel kişiler. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye İş Bankası, ÖSYM, Özpolat Makina veya Şehitkâmil Belediyesi gibi kurumlar tüzel kişilerdir. Tüzel kişilerin net varlığı toplam varlıklarından yükümlülükleri çıkarılarak hesaplanır. Günün sonunda da bu net varlıklar o tüzel kişilerin gerçek sahiplerinindir. Örneğin bir şirketin varlıkları aslında şirket ortaklarınınken, bir belediyenin varlıkları (veya borçları) o bölgede yaşayan halkındır.

            Belediyeler kâr amacı güder mi? Asla. Onların temel amacı halka hizmet yoluyla toplumun genelinin refahını artırmaktır. Peki belediyelerin gelir kaynağı nedir? Hazineden gelen ödenekler ve halktan toplanan vergiler (Emlak vergisi, çöp vergisi, reklam ve ilan vergisi vb).

            E o zaman sevgili belediye! Altyapı kurman ve şehri iyileştirmen için aldığın paraları neden altyapıya değil de gıda yardımlarına harcıyorsun? Yoksulluğu bitirmek senin görevin mi? Benim paramla bana neden adamlık ediyorsun?

            İlkokul ve lisedeki Türkçe derslerimizden hatırlayın: Bir kavramı peş peşe 2 kere kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar. Örnek: GAP Projesi. GAP zaten Güneydoğu Anadolu Projesi demek olduğu için cümle içerisinde GAP Projesi denmez. İşte sosyal belediyecilik de aynen böyledir. Belediye zaten yapısı ve amaçları gereği sosyal bir tüzel kişilik olduğu için yapılan işe Sosyal Belediyecilik denmez!

            Eğer benim bu yazdıklarımı değerli belediye başkanlarımız bilmiyorsa durum vahim. Yok biliyorlar ama siyasi kaygılarla halka şirin görünmek adına bu kaynakları yanlış yere harcamaya devam ediyorlarsa durum daha vahim.

            Gaziantep’teki 10 belediyemizin 10’undan da istirhamımdır: Lütfen kaynaklarımızı bize gerçekten faydalı olacak olan projelere harcayın. Bu projelerden başlıcaları; hanelere temiz içme suyu sağlanması, şehirde geri dönüşüm kültürünün artırılması, adil ve doğru bir imar planının kurgulanıp uygulanması ve şehrimizi güzelleştirecek park ve bahçelerin inşası ve bakımıdır. Bize gerçekten hizmet edebileceğiniz ve şehrimizde de en çok ihtiyacımız olan alanlar bunlardır.