1. HABERLERİ

  2. KADIN CİNAYETLERİNİ MECLİSE TAŞIDI
KADIN CİNAYETLERİNİ MECLİSE TAŞIDI

KADIN CİNAYETLERİNİ MECLİSE TAŞIDI

“Her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğü, yüzlercesinin ise şüpheli ölümü, ülkemizin kanayan en büyük yaralarındandır. Bu konuda gerekli inceleme ve araştırmaların biran önce yapılması Yüce Meclisimizin asli görevidir” diyen CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya, konuyla ilgili hazırladığı araştırma önergesi için 20 CHP’li milletvekilinin imzasını alarak TBMM’de komisyon kurulmasını istedi.

A+A-

Yılmazkaya, Şüpheli Kadın Ölümleri ve Kadın Cinayetleri İçin Meclis Başkanlığına Önerge Verdi!

“Kadın cinayetleriyle ilgili Yürütme pasif mücadele içinde!”

“Her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğü, yüzlercesinin ise şüpheli ölümü, ülkemizin kanayan en büyük yaralarındandır. Bu konuda gerekli inceleme ve araştırmaların biran önce yapılması Yüce Meclisimizin asli görevidir” diyen CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya, konuyla ilgili hazırladığı araştırma önergesi için 20 CHP’li milletvekilinin imzasını alarak TBMM’de komisyon kurulmasını istedi.

2008 yılında 80 kadının cinayete kurban gittiğini belirten Yılmazkaya 2020 yılında şüpheli ölümlerle birlikte 500’e yakın kadının öldürüldüğünü vurguladı. Sadece 12 yılda yüzde 600 oranında artan kadın cinayetleriyle ilgili Yürütmenin pasif mücadele izlediğini vurgulayan Yılmazkaya TBMM verdiği araştırma önergesinde şu ayrıntılara yer verdi;

“Her yıl yüzlerce kadının öldürüldüğü, yüzlercesinin ise şüpheli ölümü, ülkemizin kanayan en büyük yaralarındandır. Bu konuda gerekli inceleme ve araştırmaların biran önce yapılması Yüce Meclisimizin asli görevidir.

Kadına yönelik cinsel suçlarda, tecavüz olaylarında tutuklu yargılanan neredeyse yok. Buda toplum tarafından da her türlü şiddetin karşılığı cezasızlık olarak algılanmaktadır. Cezasızlık arttıkça kadın cinayetleri, taciz, tecavüz vakaları maalesef çoğalıyor. Her geçen yıl kadın cinayetlerinde yaşanan artış ve yürütmenin bu konudaki pasif mücadelesi gelecekte işlenebilecek kadın cinayetlerindeki olası şüphelileri cesaretlendirmektedir. 2008 yılında 80 kadının cinayete kurban gittiği Türkiye’de, 2020 yılında 300 kadın öldürülerek hayattan koparıldı. Maalesef 171 kadının şüpheli ölümü ise halen açığa çıkarılamadı. 2019 yılında öldürülen 474 kadının 292’sinin evinde, 52 kadın ise sokak ortasında öldürüldüğü bir ülke haline geldik. 

Son yıllardaki cinayetlerin ortak özelliğinin, eşinden boşanan ya da partnerini terk eden kadınların eski kocaları ya da ayrıldıkları partnerleri tarafından öldürülmeleri yaşanan olayları kadınlar bağlamında daha içinden çıkılmaz bir noktaya taşımaktadır.  2020’de öldürülen 300 kadının yüzde 60’ı evlerinde öldürülürken, 97 kadın nikahlı eşi, 54’ü birlikte olduğu erkek, 21’i eski eşi, 18’i oğlu, 17’si babası tarafından öldürüldü” ifadelerini kullandı.  

Hükümet Bu Politikalarıyla, Çağdaş Toplumumuzun İlerici Normlarını Kadınlar Aleyhine Zedelememektedir!

Yılmazkaya, “OECD ve AB ülkeleri arasında kadına yönelik şiddet oranlarının en yüksek olduğu ülkenin Türkiye olduğu belirtilen araştırmalarda, ';';Türk kadını son 12 yıl içerisinde çok ciddi bir gerileme sürecine girmiştir. Giderek artan bir cinsiyet ayrımcılığı yaşanmaktadır.

Türkiye';de giderek artan yoksulluk ve işsizliğin önce kadınları vurduğu, kadına yönelik şiddeti arttırdığı, kadını güçsüz bırakılan bir ülkenin güçsüz kalmasının da kaçınılmaz olduğu bir gerçektir.

2020 yılında 171 kadının şüpheli ölümü bir an önce açığa çıkarılmalıdır. 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır. Ama ağır aksak işleyen yargılama süreçlerine ek olarak Hükümetin kadın cinayetlerine yönelik pasif mücadele anlayışı ve İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tutumu cinayetlerin sonuçlanması konusunda süreci negatif yönde etkilemektedir.

Uluslararası sözleşmelerin uygulanması durumunda hayatın kadınlar için daha yaşanabilir hale geleceği gerçeğini göz ardı eden bir anlayışın hükümet tarafından desteklenmesi ve toplumun bazı yapıları tarafından bu konular üzerinden kamuoyu algısı yaratılması, çağdaş toplumumuzun ilerici normlarını kadınlar aleyhine zedelememektedir.

Bu gerekçeler ışığında giderek artan kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin önüne geçmek adına gerekli inceme ve araştırmaların yapılması için; Anayasa gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz” ifadelerini kullandı.

 

Önceki ve Sonraki Haberler