Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
DEĞİŞİME AYAK UYDURABİLMEK
11/10/2018
Burcu Besle


Bazi kimseler ben hep ayniyim der. Söz ağizdan bir kere çikar diye de ekler. Ayni olmayi, her zaman ayni şekilde düşünmeyi bir hüner olarak görür. Ayni kal- mayi, düşüncelerini değiştirme- meyi övünülecek bir özellik ola- rak kabul eder. Bu kimselere göre insan değişmemelidir. Neyse o olmali, bulunduğu çizgiden bir milim bile sapmamalidir.

Fikir değiştirmekten, farkli şe- kilde düşünmekten kaçinir. Dü- şüncesini, görüşünü değiştirir- se dürüstlükten uzaklaşacağini varsayar. Sözünün eri olmak, sö- zünde durmak, mertlik... Düşün- cesine siki sikiya tutunup kal- mayi bu kavramlarla eş anlamli kabul eder. Fikrini değiştirirse sözünde durmayan, mert olma- yan bir insan olarak algilanaca- ğindan endişe eder.

Oysa esnek olmak ne sözün- de durmamakla ilintilidir ne de mert olmamakla. Esnek olmak sürekli olarak değişen yaşama ayak uydurabilmektir. Farklila- şan koşullara uyum sağlayabil- mektir.

Söylediklerimizi tüm ömrümüz boyunca geçerli olacakmiş gibi değil, gerekli gördüğümüz her an değişebilecekmiş gibi söyle- meliyiz. Kuşkusuz değiştirmek zorunda değiliz. Bu tümüyle bize, bizim vereceğimiz karara bağli. Ama istersek, karar verir- sek değiştirebiliriz. Ancak bu şekilde esnek bir insan olabiliriz. Çevremizdeki kimselerle kivrak bir şekilde iletişim kurabilme- miz ancak bu sayede mümkün olabilir.

“Görebildiğim kadariyla insanlar şu siralar böyle konuşulmasin- dan pek hoşlanmiyor” şeklinde düşünmek, her zaman için, “in- sanlar böyle konuşulmasindan hoşlanmaz” diye düşünmekten daha iyi. Çünkü ikincisinde kes- tirip atma var. İkinci cümlede

hoşlanmaz deyip bitiriyoruz. Bir esneklik yok. Bu aktir, ya da ka- radir! Nokta. Daha ötesi yok. Bu konuda düşünülebilecek şeyler bununla sinirli...

Oysa ilk cümlede bir esneklik, bir rahatlik var. Bir kere görebildi- ğim kadariyla sözcükleri önemli ve geniş bir açi sağliyor: Konu- nun göremediğim kisimlari da bulunabilir. Eğer o kisimlari gö- rebilirsem o zaman başka şekil- de düşünebilirim. Ayrica benim göremediğim yönlerini başkalari görebilir. Başkalari farkli yönle- rini gördüğü için farkli düşüne- bilir... Anlaşildiği gibi bu açinin kapsama alani oldukça geniş.

Bu açi çok değerli. Çünkü insan olarak ne kadar becerili, ne kadar yetkin, ne kadar duyarli olursak olalim düşüncelerimizde yüz- de yüz kesinlik sağlayamayiz. Duyularimiz, sezgilerimiz, de- ğerlendirmelerimiz sinirli. Algi yeteneğimiz çok gelişmiş olabi- lir. Çok insan taniyor olabiliriz. Farkli tiplerde çok fazla kişiyle iletişim kurmuşluğumuz bu- lunabilir. Ama bunlarin hiç biri düşüncelerimize yüzde yüz ke- sinlik sağlayamaz. Bizim söyle- diklerimizin doğa yasalari kadar doğru, fizik yasalari kadar tar- tişilmaz olduğunu gösteremez. İnsan olarak sinirlari olan canli- lariz. Beş duyumuzun da, beyni- mizin de sinirlari var.

İlk seçenekteki ikinci önemli nokta zaman belirtme. Şu siralar hoşlanmiyorlar diyoruz. Sonsu- za kadar değil, şu siralar, şu anda, şimdi, bu günlerde, bu yillarda, vb. İnsanlarin zaman içinde gö- rüşleri değişebilir, hoşlanmaya başlayabilirler. Fakat şu siralar hoşlanmiyorlar...

Esnek olmak günümüz dün- yasinda bir zorunluluk. Aksi takdirde en ince noktamizdan kirilabilir, en zayif yanimiza dev- rilebiliriz.

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar