Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
KADIN VE ŞİDDET
6/8/2018
Burcu Besle


Şiddet Doğamizda mi var? Asla! Ama yetiştirilme tarzimiz, hayata, yaşama, eşe, yani kadina bakişimiz öyle. Çevremiz “şiddet” doluyken içimiz de şiddeti seviyor ve sonuç malum: Şiddetkolik bir toplumuz. Türkiye, nedense bir türlü kendi içindeki hatalari, kendi içinden gelen dinamikle düzeltmiyor. Çoğu zaman hep AB, hep AİHM zorlamalari ile yanlişlari gideriyoruz. Görmüyor muyuz, bilmiyor muyuz, kendimiz, kendimiz için neden çaba harcamiyoruz, zul mu geliyor, anlamak mümkün değil. Oysa hata ayni hata olduğuna göre ve toplumda bunlarin düzeltilmesi için sayisiz çağri yapildiği halde... Hayir, kulak tikamaya devam ediyoruz. Taa ki... AB bize “yap” diyene kadar. AİHM bizi “mahkum” edene kadar. Aile içi şiddet de o misal

işte. Onlarca yilin sikintisidir aile içi şiddet. Gözü dönmüş koca(?); sokağa ve yaşama olan kizginliğini ailesinden, çoğu kez de eşinden alir. Dayak, tehdit, hakaret, cinayet girla gider. Kadin çaresiz.. Karakola siğinir, karakolun dediği hep ayni olur: “Dilekçe yaz birak, bizim bu aşamada yapacağimiz bir şey yok, evine dön.” Ailenin Korunmasi Hakkinda Kanun’u bilip de biraz cesaretlenen belki Aile Mahkemesi’ne gidip “tedbir” karari falan aldirir ama bu karar da çoğu kez işe yaramaz çünkü gözü dönmüşün deliliğini hukukun tedbirle durdurmasi da mümkün olmaz. Oysa evde beden dağilan kadin, polisten tek bir şey ister; biraz olsun korunma/koruma. Kadin cinayetlerinde dünya rekoru kiran ülkemiz için “kadin” ne zaman nefes alacak? 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar