Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
ASKIDA KALAN HEVESLER
23.3.2019
Burcu Besle


Eskiden herkes Mutluydu.... Dostluklar çoktu, arkadaşlık- lar çoktu,medeniyet çoktu; ne olduysa teknolojinin gel- mesiyle herşey alt üst oldu. Artık kimse kimseyle konuş- maz, birlik ve beraberlik zin- ciri bozulmuş bir hal alıverdi. Düşünsenize eskiden evde bir muhabbet dönerdi şimdi ise herkes teknolojiyle atılım- lar peşinde. Ne olacak diye düşünüyorum ama maalesef bir şey olacağı da yok. Bizim çocuklarımıza acıyorum artık eğlenceleri sanal bir kutu baş- ka birşey deği.l Onlar top, sak- lambaç nedir bilemeyecek. Onlar körebeyi bilemeyecek,al satarım oyunundaki heyeca- nı göremeyecek,bu nasıl bir İdeoloji hala anlamış değilim. Tamam bizim zamanımız- da da teknoloji vardı fakat bu insanlığı bu kadar alaşağı et- memişti. Biz teknolojiyi hep ödev kutusu olarak görürken şimdiki çocuklar hayatın vaz- geçilmez oyuncağı olarak gö- rüyor.

Düşünsenize artık sadece oyun değil,sanal ortamlardan tüm konuları paylaşıyor ve bu paylaşımlar sadece tekno- lojinin içinde kalıyor. Artık çamaşır makineleri masum çocukların çamurlarını te- mizlemiyor ve annelerimiz artık çocuklarını sokaklarda aramıyor sanal kutular ço- cuklarımızı rahat bırakmı- yor. Ne kadar acı ve ne kadar elemverici bir durum. Onlar mutluluğun tam olarak ne anlama geldiğini öğrene- miyor ve artık arkadaşlarıyla İlgili hatırları da yok. Onlar; diğer nesillere ne bırakabi- lecekleri bir hatıraları, ne de masum koşuşturmaları... Gerçekten acıyorum halimi- ze teknolojinin kölesi olduk. Bakallarımız artık çocukların üstü başı çamur içinde top almalarını bekleyemiyor her- kes batı düşüncesine kapılmış gidiyor. Artık Ülkemize kimse

özenmiyor. Ne bayramlarda el öpen heyecanlı çocuklar var ne bayram sabahı susma- yan zil. Artık çocuklarımız şe- ker toplamaya bile çıkmıyor. Hayat git gide basitleşiyor. Onların düşüncesiyle Batıda yenilikler varsa var; yoksa ül- kemizdeki yenilikler kimse- nin umurunda değil .Ne kışın tadı var ne yazın. Ne kardan adamlarımız kaldı ne de ağaç- larda sallanacak çocuklarımız. Herkesin elinde sanal bir kutu bakalım sonumuz ne olacak. Artık sokaklarda gülümseyen masum melekler koşmayacak mı? Artık birbirini ailelerine şikayet eden çocuklarımız ol- mayacak mı? Nereden nereye hala anlamış değilim. Kim bi- lebilirdi ki teknoloji gelişecek ve tüm gerçekler bitecek diye. Artık onlara da kızmıyorum. Biz de öyle olduk; tüm işleri- mizi sanaldan yapıyoruz, tüm araştırmalarımızı sanaldan hallediyoruz. Kütüphanelere giden yok, rutubetle dolmuş kütüphaneler. Zamanında sı- raya girip almaya çalıştığımız kitapların artık yaprakları bile açılmıyor. Gürültü yapmaya- lım diye uyaran memur amca da yok. Önlüklerin yakalığını kenara atıp top koşuşturan çocuklar da...Sokak lambaları artık boşuna yanıyor. Sanki kışların da bir tadı kalmamış. Artık kızakları alıp yokuştan aşağıya kayarak gelen kimse de yok.

İnsanın anısı oldukça yaşa- maktan zevk alıyormuş der- lerdi büyüklerimiz anlamaz- dık ne demek istiyorlar diye meğerse haklılarmış. Peki gelecek nesil ne yapacak, aca- ba anıları olacak mı, hatıraları olacak mı onları kovalayan teyzeler artık olmayacak mı gerçekten? Üzülüyorum on- lara belki her istedikleri alı- nacak belki en güzel elbiseleri giyecekler ama onların bizim kadar yüzü gülmeyecek ...!

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar