Gaziantep Oluşum | www.gaziantepolusum.com
 
CESUR OLMAK
3.11.2018
Burcu Tanış


Yollar ikiye ayrılır bazen... Birini tecrübe etmişsindir belki. Neler olacağını bilir- sin. Nelerin mutlu edece- ğini. Nelerin boğacağını bilirsin. Diğer yol ise bilin- mezliklerle doludur. İçinde heyecan kadar çaresizlik, mutluluk potansiyeli kadar huzursuzluğun doruklarını da haberdar eder.

Alacağın karar bir sürü şeyi değiştirecektir şüphesiz. Çevreni, alışkanlıklarını, et- kinliklerini, zevklerini vb. Cesur olmak burada belir- leyici bir faktör. Ancak bili- nenin aksine rutine devam etmek bazen daha cesurca olabiliyor. Çünkü birinde kaçma davranışı da mev- cut. Kaçış stres tepkilerinin en yalın en ilkel davranış biçimi. Çünkü cesaret ge- rektirmiyor. Savuşturma açısından kendisinden taviz vermeyi içeren davranış bi- çimi kaçma davranışı. Bence stres tepkileri açı- sından ilk keşfedilen tepki de kaçma davranışı. Çünkü savaşma hem korkuya karşı sergilenen bir duruş hem de bir savaş stratejisi de gerek- tiren bir tepki. Bunu refleks deneylerinden de anlayabi- liyoruz. Tüm canlılardaki ilk tepki irkilme. İrkilme reak- siyonu da kaçma tepkisinin daha yalın daha üzerinde düşünülmemiş hali.

İnsan kalma ve gitme ikile- minde kaldığı zaman gerçek özgürleşmesine hangisinin dayanak sağlayabileceğini düşünmeli bence. Gerçek özgürlüğü mevcut koşular- la savaşarak mı yoksa orayı terk ederek mi elde edeceği- ni hesaplamalı uzun uzun. Gerçek özgürlük şart mıdır birey için? Evet şartır. Kendi karalarımızı verebildiğimiz, kendi düşüncelerimiz doğ- rultusunda kınanmadan ya da bunu önemsemeden ya- şayabildiğimiz sürece ger- çek varlığımızdan söz ede- biliriz.

Bireyleşme ve özgürleşme üzerinde uzun süre dur- muştur Erich Fromm. Ve öz- gürleşmeyi bireyleşmenin temel şartı olarak koymuş-

tur ortaya. Özgürleşirken ayrılabilmeyi, kopabilmeyi, arkaya takılıp kalmamayı salık verir. Bağlandığımız her şeyin bir tür tutsaklık ol- duğunu savunur. İçinde bı- rakabilmenin olmadığı her bağlılığı özgürleşmenin ve bireyleşmenin önünde en- gel olarak görür.

Yaşam bizi sıradanlaştırıyor tezi bireyleşmeyen, özgür- leşemeyn kişiler için geçerli. Yaşam bizi sıradanlaştırmı- yor aslında biz yaşamımızı sıradanlaştırıyoruz. Elimize aldığımız her şeyin bağım- lısı haline geldiğimiz, sahip olduğumuz her şeye hemn alıştığımız, konfor tutku- nu olduğumuz sürece yeni alanları keşfetme şansımız da olmaz şüphesiz. Dağ baş- ları düz ovalardan daha çe- şitlilik barındırır içlerinde. Ama oraları keşfetmek düz- lükte yürüme konforundan vaz geçmeye bağlı biraz.

Bir şeylerden vazgeçmeden başka şeylere vasıl olma ko- laycılığı hayatın gerçeğine ters. Başka bir yere varmak için bulunduğumuz yeri terk etmemiz gerekmez mi? Elbette ki gerekir. O yüzden gitme karaı aldığımızda ge- riye bakmamak, kalma karaı aldığımızda ise savaşmayı göze almak gerektiğini akıl- dan çıkarmamak gerekir. Ve bunları cesurca sergileyecek kararlılıkta olmak gerekir ki hayatımızı sıradanlığın in- sanı öldüren, kişiliksizleşti- ren engellerinden kurtara- lım.

Aslında çoğu konuda iki yol çıkar karşısına insanın. Çoğu zaman alıştığımız, herkesin alıştığı davranış biçimini ortaya koyarız. Bu- nun bizi biz yaptığını zan- nederek. Halbuki bu yap- tığımız bizi biz olmaktan çıkarıp sıradanlığın ezici si- lindirinden geçiriyor. Birey olmak özgürleşmeye, ken- disi olmaya, kararını ortaya koymaya, tepkisini ortaya koymaya yapılan bir yatı- rımdır. Diğerleri boyun eğip kabullenmektir dayatılan tüm bu şeyleri...

 

 
Diğer Yazılar
Yazarlar